ARDAHAN

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
ARDAHAN

GENEL BİLGİLER

YÜZÖLÇÜMÜ: 5.035,51
NÜFUS: 112.721
İL TRAFİK NO: 75
TELEFON KODU: 478

TARİHÇESİ

İslamiyet Öncesi Dönem 
Erem Bağları, Ardahan şehrinin bulunduğu alanlara denmektedir. Ardahan şehri, ilk çağtarihinden bu yana, yukarı Kür denilen, bu bölgenin tam ortasında yer alması, bölgede var olan civar yerleşim birimlerini de bağrında toplamıştır. Kars, Çıldır, Göle, Oltu, Hanak, Posof, Ahıska, İrevan ve Batıya yönelince, Artvin, Yusufeli, Ardanuç, Şavşat ve Borçka ilçelerini bir çember gibi etrafına toplamıştır. Dolayısıyla bu bölgeye diğer bir adıyla Livane bölgesi denilmiştir. Aras, Kür ve Çoruh boyları. Bu yerleşim birimini tarih sahnesinde yer olan olaylara göre ele alındığında, yörenin tarihi yapısı M.Ö. 3000’li yıllarda bazı yerleşim alanları olduğu belirlenmesine karşın, bunların kimliğine ilişkin bir bilgiye ulaşılamamıştır. Bazı bulgulara dayanılarak yukarı Kür yöresinde M.Ö. 10.000- 8.000 yıllara denk düşen, yani, Cilalı Taş Devrinde insanların yaşaması demek Ardahan şehrinin de aynı dönemde yerleşim yeri olabileceğini gündeme getirir. Ancak, yapılan kazılar sonucu bulunan ve M.Ö. 4.000 - 3.000 yıllarına ait olduğu saptanan bakır baltalar, dahası, M.Ö. 3.000 - 2.000 yıllarına ait olduğu saptanan tunç baltalar ve başka bazı kullanılmış aletlerden yola çıkılarak bu dönemlerde, yani günümüz itibariyle yaklaşık 5.000-6000 yıllık bir geçmişi olduğu düşüncesi ağırlık kazanmaktadır. 1930 yılında Şavşat’ın Merya köyü ile 1955 yılında Yusufeli’nin Niğzifan köyünde bulunan bazı baltaların, 1936 yılında Posof’taki Mere Kalesi'nde bulunan Hurrilerden kalma baltalarla aynı döneme ait olduğu saptanmıştır. Buna bağlı olarak da, bu bölgeye saptanabilen ilk olarak gelip yerleşenlerin (M.Ö. 2000’ler) Hurriler olduğu anlaşılmaktadır.

Daha sonra yöreyi Urartular ele geçirir. Çıldır Gölü'nün güney batısındaki Taşköprü Köyü yakınındaki kayalıkta, Urartu kralı 2. Serdur’un M.Ö. 753-735 yıllarında kazdırdığı fetih yazısını bulunmaktadır. Bu yöreye Türk boyları ilk kez, Kıpçakların atası sayılan, Kimmerlerin (M.Ö. 720) gelmesiyle başlamıştır. Daha sonraları İskitlerin geldiği görülüyor. İskitler bu yörede 500 yıl hüküm sürmüşler. Geliş tarihleri M.Ö 680 olarak bilinmektedir. İskit topraklarıM.S. 628 yılında Hazar Türklerinin Hazar bölgesinden göçerek üç kol üzerine dağıldıkları ve bir kolunu da Kafkaslara yürüyerek, bu yöreyi ele geçirdikleri kaynaklarda yer almakta. Hazar boylarından göçüp gelen bu göçleri oluşturan insanlara Arda Türk'leri denmektedir. 3. ve 4. yüz yıllarda yörede Hıristiyanlık yayılmaya başladı. 415 yılında ise Batıdan gelen Bizans egemenliği yöreyi ele geçirdi.

İslamiyet Dönemi
Halife Osman döneminde (646) ise Arap İslam egemenliğine girdi. Bütün bu yüz yıl boyunca İslam güçleriyle Bizans arasında sürekli el değiştiren bu yöre, İlhanlıların, Kıpçakların ve daha nice grupların gelip yerleşmelerine karşı koyamamıştır.
 
Selçuklular Dönemi 
Selçuklu Sultanı Alparslan'ın 1064 tarihinde Ani şehrinin egemenliğini eline geçirmesiyle Danişmentli Ahmet adıyla bilinen komutanın emrindeki Selçuklu ordusuyla Şavşat üzerinden Arsiyan Dağı'nı geçerek 1080'de bölgeyi ele geçirmiştir. Selçuklular bu yörede uzun zaman varlıklarını gösterememişler. Zayıflayan Selçuklu ordularını elinden yöreyi İlhanlılar eline geçmiştir. İlhanlılar zamanında Ortodoks olan Kıpçak Türkleri bölgenin yarı bağımsız hakimi olmuşlardır.

13. yüzyılda Moğol ve İlhanlı egemenliği görülürken yöre, daha sonra Cengizlilerin elinde kalmış. 1414 yıllarında olsa gerekir.

Akkoyunlular-Karakoyunlular Dönemi 
Kars ile birlikte bu yöre Akkoyunluların işgaline uğramış. Ardahan yöresinde adı bilinen Atabekler, Akkoyunlu'ların emrinde kalmışlar. Daha sonra, Karakoyunlu'ların emrinde kalan yöre, Şehzade Selim’in (1.Selim) Trabzon sancakbeyi olduğu dönemde (1481-1512) Osmanlılara bağlandı. Yöre Bu dönemde, Birkaç kez Safavi, birkaç kere de Gürcü denetiminde kaldı. 1551 yılında Erzurum Beylerbeyi İskender paşa tarafından kesin olarak Osmanlı topraklarına katıldı.
 
Osmanlılar Dönemi
Daha sonra Lala Mustafa Paşa'nın emri üzerine Ardahan Sancak Beyi Abdurrahman Bey kendi kuvvetleriyle Ilgar Dağı'nı aşıp, 9 Ağustos 1578'de tüm Posof deresini ve Ahıska havalisini ele geçirmiştir. Böylece bu yöre tümüyle Osmanlı Devleti’ne bağlanmıştır. Erzurum Beylerbeyi Lala Mustafa Paşa 1578 yılı Ağustos ayında Ahıska merkez olmak üzere Çıldır Eyaletini kurarak Ardahan, Göle, Hanak, Posof gibi yerleşim alanların buraya bağladı. 1876-1877 Osmanlı-Rus savaşı sonunda savaş tazminatı olarak 13 Temmuz 1878 Berlin Antlaşması'yla Ruslara bırakılan Ardahan 1918 Brest-Litowsk Antlaşmasıyla yeniden Türkiye topraklarına katılmış ise de 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi ile Türk ordusunun çekilmesi sonucu, Ermeni ve Gürcü'lerin kontrolüne geçmiştir.

Milli Mücadele Dönemi
Musa Kazım Karabekir PaşaArdahan, uzun zamandan beri beklediği kurtuluş ve şanlı bayrağı­mıza kavuşma hülyasını 23 Şubat 1921 günü gerçekleştirdi. Gürcü bir­liklerinin şehri boşaltmasının ardın­dan, öğleden sonra Yüzbaşı Osman Bey'in komutasındaki Türk birlikleri şehre girdi. Halkın içten karşılaması, Allah'a yapılan şükürler, kesilen kurbanlar çok güzel bir havayı aksettiriyordu. Ardahan'a Türk Bayrağı çekildi. TBMM, Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir Pa­şa'ya bir teşekkür telgrafı çekti. Fevzi Paşa da Kazım Karabekir Paşa'ya çektiği telgrafta ""Ardahan ve Artvin 'i kurtaran Şark Ordumuzun kahraman komutanlarım ve askerlerini tebrik ederim"" diyordu.24 Şubat 1921'de Ardahan Livası adına Hamşioğlu Celal ve İsa, ileri gelenlerden Mehmet Ali ve Karaman imzalarını taşıyan bir telgraf Kâzım Paşa'ya teşekkür olarak gönderildi. Aynı mealde bir telg­raf da TBMM'ne gönderildi. Şark Cephesi Komutanı Kâzım Karabekir Paşa 24-26 Ekim tarihleri arasında Ardahan'ı ziyaret et­miş, beraberindeki heyete Ermeni ve Rus'ların burada yaptıkları kıyımları anlatmıştır.

Cumhuriyet Dönemi
Cumhuriyet'in ilanından sonra il olan Ardahan, 1926 yılında ilçe yapılarak, tam 66 yıl Kars iline bağlı bir ilçe olarak yer aldı. 27 Mayıs 1992 ta­rih ve 3806 sayılı kanun ile tekrar 1921'deki gibi bir İl haline getirildi. Ardahan'ın Bakanlar Kurulu Kararıyla il yapıldığı 3806 sayılı kanunun 1. Maddesi şöyledir:
 
Madde 1: Kars iline bağlı Ardahan ilçe merkezi olmak ve ekli (13) sayılı listede adları yazılı ilçe, bucak, kasaba ve köyler bağlanmak suretiyle Ardahan adı ile ""il"" kurulmuştur

COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ

İLÇELERİ: ÇILDIR, DAMAL, GÖLE, HANAK, MERKEZ, POSOF

NESİYLE MEŞHUR: Kaleleri, kaşar peyniri, balı, kuymağı, yoğurt çorbası...             

YAPMADAN DÖNMEYİN

-Ardahan Kalesini, Posof Savaşır köyü kalesini, Posof çeşmelerini görmeden,

-Çıldır Şeytan Kalesini, Çıldır'ın tarihi camilerini gezmeden dönmeyin,

-Damal dağında Atatürk silüetini mutlaka görmeden ve Çıldır'da güneşin batışını izlemeden dönmeyin

-Çıldır Aktaş Gölü'nü görmeden,

-Gölün alabalıklarından yemeden,

-Kaşar peynirinin ve balının tadına bakmadan Ardahan'dan ayrılmayın.

-                

 

 

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Sabah Gazetesi ve Sabah Emlak sitesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



  • email Arkadaşına gönder
  • print Çıktı al
  • Plain text Sadece Yazı

Get Adobe Flash player

Etiketler
Etiket eklenmemiş
Bu haber için oy ver
0