Ekonomide 2009 beklentileri
Yüksek riskli tutsat (mortgage) kredilerinde başlayan kriz nedeniyle satışları düştüğü için yılın ikinci yarısında kampanyalara sarılan otomotiv, gayrimenkul ve perakende sektörleri 2009'dan da çok umutlu değil...
Tüketim harcamalarının düşmesi nedeniyle otomotiv, gayrimenkul ve perakende sektörlerindeki kampanya ve indirimlerin önümüzdeki yıl da devam etmesi bekleniyor.
Otomotiv Distribötürleri Derneği (ODD) Genel Koordinatörü Işık Dikmen, otomotivin lokomotif sektör olarak ekonomiyle yan yana yürüyen ve bu alandaki dalgalanmalardan en fazla etkilenen sektör konumunda bulunduğunu söyledi.
Dikmen, dış piyasalarda yaşanan ekonomik istikrarsızlıkların Türkiye'de de yansımalarını gösterdiğini, ekonomideki gelişmeler, belirsizlikler ve beklentilerin iç pazarda duraksamalara neden olduğunu belirterek, bu yılın başında 2007'ye oranla binek ve hafif ticari araç satışlarında gözlenen artışların, ekonomik belirsizliklerin de etkisiyle aylar itibariyle azalan bir seyir izlediğini kaydetti.
ODD'ye üye markaların tahminleri doğrultusunda 2008 yılı binek ve hafif ticari araç toplam pazarının geçen yılın yüzde 10-15 altında sonuçlanacağının öngörüldüğünü ifade eden Dikmen, şöyle devam etti:
"2009 yılı beklentisi ise, içinde bulunduğumuz dönem itibariyle daha olumsuz. Yine üye markalarımızdan ulaşan veriler ışığında 2009'da önceki yıla oranla yüzde 25 civarında bir daralma gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Ekonomik istikrarın bozulmaması ve sektörümüzdeki olumsuz gidişin son bulması için dış kaynaklı olumsuzlukların bir an evvel çözüme kavuşturulması beklenirken, bu süreçte iç pazarımızı canlandıracak teşvikler büyük önem taşımaktadır."
Sektör derneklerinin bu konuyla ilgili yapılabilecek düzenlemeler hakkında kamu otoritelerine verdiği mesajların dikkatle değerlendirilmesi ve tüketici talebini olumsuz etkileyen vergi yükünün gözden geçirilmesi gerektiğinin altını çizdiğini vurgulayan Dikmen, 2003 ve 2004 yıllarında uygulanan ve kısa sürede uygulamadan kaldırılan hurda araç teşvikinin sağlam bir altyapı ile yeniden gündeme alınmasının gerekli görüldüğünü söyledi.
Türkiye'de otomotive uygulanan vergilerin AB içerisinde yer alan ülkelerde uygulanan oranlar ile mukayese kabul etmeyecek şekilde yukarıda seyrettiğini, yeni araç alımında uygulanan vergi oranlarının özellikle global krizin yansımalarından etkilenen sektörü ayağa kaldırmak adına gözden geçirilmesi ve gerekli iyileştirmelerin yapılması gerektiğini belirten Dikmen, çevre dostu araçların teşvikinin son derece önemli olduğunu da vurguladı.
"KRİZİN VE ETKİLERİNİN 2010 SONUNA DEK SÜRECEĞİNİ DÜŞÜNMEKTEYİZ"
Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Başkanı Ömer Burhanoğlu da, yaşanan global krizin öncelikli olarak otomotiv sanayinde hissedildiğini, özellikle haziran ayından itibaren başlayan sipariş iptallerinin hem araç hem de parça üreticilerinin tüm programlarını "alt üst" ettiğini savundu.
Burhanoğlu, sanayinin ihracat odaklı çalışması ve Batı Avrupa sevkıyatlarının ihracattaki payının yüzde 70 olmasının bu olumsuz etkiyi artırdığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"2008 yılının başında 1 milyon 300 bin araç üretim hedefiyle yola çıkan sanayimiz, maalesef yıl sonu tahminlerini revize ederek bu sayıyı 1 milyon 150 bin araca düşürmek zorunda kalmıştır. İhracatımızın odak noktası olan Batı Avrupa ülkelerinden Almanya'da yüzde 10, Fransa'da yüzde 14, İspanya'da yüzde 42 oranında düşüş yaşanmıştır. Bu durum zincirleme geliştiği için de önlemler alınıncaya dek stokta birikmeler, ani sipariş dalgalanmalarından doğan ek lojistik maliyetler, işçileri izine çıkarma ya da vardiya azaltma gibi durumlarla karşı karşıya kalınmıştır. Adetlerin dramatik bir biçimde düştüğü bu dönemde sanayimiz yoğun emek ve eğitimlerle geliştirdiği insan kaynaklarından bir süreliğine de olsa belli oranlarda feragat etmek durumunda kalıyor. Vardiya usulü çalışan sanayimiz 3'ten 2, 2'den 1 vardiyaya düşmek durumunda kalıyor."
Bu yıl hedeflerinin 1,3 milyon araç üretimi, bir milyonun üzerine araç ihracatı ve 8,5 milyar doları yan sanayi payı olmak üzere 26 milyar dolarlık ihracat olduğunu hatırlatan Burhanoğlu, krizle birlikte 2008 sonu üretiminin bir milyon 150 bin araç, ihracatın 7,5 milyar doğrudan yan sanayi olmak üzere toplam 23 milyar dolar olarak gerçekleşmesinin tahmin edildiğini bildirdi.
Burhanoğlu, sanayinin bu krize kredi borcu ile yakalandığını belirterek, "2009'da daralma devam edecek. Krizin ve etkilerinin 2010 sonuna dek süreceğini düşünmekteyiz. Eğer arka arkaya gelen zamlar devam eder ve sanayinin en azından kriz dönemini daha az hasarla atlatması için sunduğumuz çözüm önerileri devreye alınamazsa maalesef bazı yan sanayi firmalarımızı kaybetme riskiyle karşı karşıya kalırız" diye konuştu.
Otomotiv yan sanayi için bu yıl ciro beklentilerinin 18 milyar dolar olduğunu, 2009 için krizden önce 22 milyar dolar olan ciro hedefinin, kriz sonrası 14 milyar dolara düşürüldüğünü ifade eden Burhanoğlu, bu yılı 7,5 milyar dolar ihracatla kapatacaklarını, 8 milyar dolar olan 2009 hedeflerini ise 5 milyar dolara çektiklerini bildirdi.
"KONUTLARI, KARLARINDAN FEDAKARLIK EDEREK SATMAYA ÇALIŞACAKLAR"
Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Erdal Eren de, inşaat sektörü açısından 2008'in ciddi bir küçülmeyle kapanacağını ifade ederek, "Önümüzdeki yıl özel sektör yatırımlarının ve konut sektörünün canlanamayacağı endişesi taşıyoruz. Realist olarak bakıldığında da bu kesin görünüyor. 'Geldi geliyor' denen krize bağlı olmadan konut sektöründe 2006 ortasından itibaren başlayan bir duraklama var" diye konuştu.
Vatandaşların kredi bulmakta zorlanacakları düşünüldüğünde, özel sektör yatırımları ve konut projelerinin duraklamasının artarak devam etmesinden endişe duyduklarını dile getiren Eren, inşaat sektörünün krizle mücadele açısından canlı tutulması, bunun için de kamu yatırımlarının artırılması gerektiğini vurguladı.
İç pazardaki daralmayı telafi etmek üzere dış pazarlardaki iş hacimlerini artırmak için gerekli tedbirlerin alınması konusunda hükümetten destek istediklerini ifade eden Eren, tedbir alınmaması halinde inşaat sektörünün 2008'e göre daha kötü olacağını savundu.
Eren, "Şu aşamada tüketicilere yönelik kampanyalar, meslektaşlarımızın kendi imkanlarıyla yapabildikleri fedakarlıklar var. Finans sektörünün uzun vadeli kredi veremeyeceği belli olmaya başladığına göre, meslektaşlarımız ellerindeki konutları, karlarından, hatta, bazı imkanlarından fedakarlık ederek projelerini tamamlamak üzere satmaya çalışacak" şeklinde konuştu.
(AA)








del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yahoo
Yorumunuzu Ekleyin