Sabah Emlak: Gayrimenkulde fırsatlar dönemi Gayrimenkulde fırsatlar dönemi ================================================================================ editor editor on 27 June, 2009 09:47:00 RE/MAX, tüketicileri bilinçlendirmek ve gayrimenkuldeki fırsatlardan haberdar etmek amacıyla İstanbul’un Anadolu Yakası’nda gerçekleştirdiği Gayrimenkulde Fırsat Şenliği etkinliklerini, bu kez de 27-28 Haziran tarihleri arasında, Avrupa Yakası’nda düzenliyor. Özlem YILMAZ / SABAH EMLAK 27.06.09 PERA Gayrimenkul Danışmanlığı’nın Genel Müdürü Levent OKUR şenlik hakkında görüşlerini açıkladı. Okur, “Son dönemlerde dünya ekonomilerinde kendini gösteren dalgalanma döneminden duraklama, hatta gerileme dönemine geçiliyor olması “acaba yeni bir dünya düzeni ve yeni ekonomik sistemler mi oluşuyor?” düşüncesini yarata dursun; bu durum piyasalarda bir takım hareketlenmeleri de beraberinde getirmektedir. Ekonomi uzmanlarınca dünya piyasalarında likid akışını devam ettirmek adına tüketiciye inanılmaz fırsatların, kampanyaların sunulduğu bir döneme girilmiş durumdayız. Neredeyse eksi faizli kredilerin konuşulduğu, sıfır faizli kredilerin kullandırıldığı böylesine agresif bir dönem içindeyken tek bir amaç var likid akışının devam etmesi, tüketicinin elindeki nakdi harcamasıdır. Dünya piyasalarında oluşan bu hareketliliğin hatta kaosun Türkiye’ye yansımaları ise çok farklı olmaktadır. Elbette Türkiye’de de maalesef işsizliğin büyümesi, zaten çok kısır olan yatırım faaliyetlerinde durma noktasına gelinmesi, kredi ödemelerinde geri dönüşlerin sağlanamaması vb sebeplerden ötürü ciddi sıkıntılar oluşmuştur. Ancak dünya ile benzer bu durumların dışında Türkiye’deki bazı gelişmeler ise insanımızın yüzünü güldürmektedir. Gayrimenkulde oluşan hareketlilikler, fırsatlar dönemi başlamıştır.” Dedi. "BİLİNÇSİZ BİR YATIRIM DÖNEME GİRİLMİŞTİ" Ülkemizde meydana gelen likid hareketliliğin gayrimenkule olan ilgisini anlatan Okur, “Bundan yaklaşık 6-7 yıl önce dünyada ve Türkiye’de meydana gelen yoğun likid hareketliliği gayrimenkule olan ilgiyi arttırmıştı. Bu sebeple gayrimenkul yatırımlarında ciddi artış sağlanmıştı. Bu ilginin elbette ev fiyatlarında artışa neden olması da zaten beklenen bir durumdu. İnşaat birim fiyatlarının 467 TL/m2’ler olmasına karşın (D.İ.E. açıklamalarına göre) ortalamada satılan evlerin birim fiyatlarının ise en düşük 1.000 USD/m2 yi geçmesiyle iştah kabartan bir piyasaya dönüşmüştü. Artık yatırımcı elindeki likidi harcarken neredeyse geri dönüşünü hesaplamadan, bilinçsizce yatırımların da yapıldığı bir döneme girilmişti. Bu arada bankaların da konut kredilerindeki atakları da tarihe geçecek nitelikteydi. Ancak bu çıkışın inişinin de olacağı maalesef geniş çevrelerce kulak arkası edildi. Bugünlere gelindi. Piyasalardaki likid sıkıntısı sayesinde gayrimenkule olan ilgide de ciddi azalma oluşunca başta banka kredi fazilarinde olmak üzere fiyatlarda düşüşler başladı. Hatta “1 ev alana yanında 2.si bedava” gibi sloganlarla piyasalar hareketlendirilmeye çalışıldı. Ama nafile 2007-2008 yılları arasında gayrimenkul pazarımız hiç olmadığı kadar sıfır noktasına düştü. Üstüne 2009’un başında dünya ekonomilerindeki büyük çöküş de gelince içinden çıkılmaz bunalımlı bir süreç ve gelecek kaygısı oluşmaya başladı.” dedi. "KRİZLERDEN AYNI ZAMANDA FIRSATLAR SAĞLANAN DÖNEM" Krizden de bir şekilde fırsat sağlanabileceğini söyleyen Okur sözlerine şu şekilde devam etti: “İşte “krizlerin aynı zamanda fırsatlar” olmasını sağlayan bir dönem de 2009’un başında başladı. Özellikle inşaat sektöründeki durma noktası piyasalarda fiyatların hiç olmayacağı kadar düşmesine sebep oldu. Fiyatlar düştükçe satışlar artmaya başladı. Fiyatlar düştükçe piyasa hareketlenmeye başladı. Dönem nakidi olanın dönemi. Artık yatırımcı yatırdığı paranın geri dönüşünü de hesaplamaya başladı. Bilinçli yatırımcılar sayesinde gayrimenkul pazarında hem hareketlilik, hem de fiyatlar olması gereken seviyeye dönmeye başladı. Bundan 3, 4 yıl önce alınan gayrimenkullerin fiyatları ortalama % 40-70 arasında düştü. Bu yazımdan da anlaşılacağı üzere Amerika’dan başlayan ve dünyayı saran ekonomik kriz gelecek nesillere daha kaliteli bir dünya bırakabilmemiz açısından gerekliydi. Bana göre global ekonomik kriz insanoğlunun kendi kendine yarattığı bir detoks, bir içsel temizlikti. Spekulasyonla elde edilen kazançların ve rantların sonuna gelindiği bir dönemdeyiz. Artık emeğin, iş gücünün ve katma değerinin tekrar değer kazandığı bir dönemdeyiz. Herkese hayırlı olsun.”