Konut kredileri ile ev almak mantıklı değil!
Krizde ev sahibi olmak mantıklı mı? En değerli semtler nereleri? Yeni yerleşim bölgelerinin ilgi görmesinin sebebi ne? En merak edilen soruları İstanbul Emlak Odası Başkanı Sabri Ateş yanıtladı.
Konut kredileri ile ev almak mantıklı mı?
Hayır efendim mantıklı değil!
Ama bu yeni projeleri etkileyen bir şey o zaman…
Çok etkiliyor tabi ki… Türkiye’de birkaç sene evvel mortgage hayata geçti. Kira öder gibi konut sahibi olması yasallaştı. Diyorlar ki siz ona göre gidin dışarıdan kredi bulun. Ama dışarıda kredi yok. Onun içinde artık Türk bankaların çok büyük kar etme olaylarını bırakması lazım. 1 lira mı koyup 100 lira kazanıyım devri geçti. Bankalarda az kar etmeyi öğrensinler. Türk ekonomisinin lokomotifi olan inşaat sektörünün ayağa kalkması lazım…
Bu dönemde emlakçılar da emlak karlarından, komisyonların feragat etmek zorunda kaldılar mı?
Garibanlar ne yapsınlar. Feragat etmek zorundalar tabi. Ev sahipleri evlerini kiraya veremiyorlar. Dünyada olan gerçek olaylar bizde de yaşanmaya başladı. Diyor ki; “Bir komisyon ben veriyim benim evimi birinci sıraya al ki ben hemen para kazanıyım. Aidatlarını ben ödüyorum, çok kötü durumdayım” diyor.
Dünyada kiracı kesinlikle komisyon vermez! Devlet kanun çıkartmıştır. Bütün sorumluluk elakçıdadır. Emlakçıyla alışveriş yapacaksınız demiştir. Emlakçı yapmış olduğu işlemleri de devletine bildirir. Sadece mal sahibi komisyon verir. Bizde de kiracı ev tutacak, evin tadilatını-tamiratını-boyasını yaptıracak, depozite verecek, emlakçıya komisyon verecek. Adamın zaten içeri girerken çok zor duruma giriyor. Ama yurt dışında ev kiralarken böyle bir şey yok!
Emlakçıların feragati ne oldu demiştim?
Şimdi emlakçılar aman yeter ki ben bu evi kiraya vereyim. Ne versen ver Allah bereket versin demek zorundalar yoksa vatandaş diyor ki kira düşmüş 1000 liradan 700 liraya düşmüş. %6 sını versem olur mu diyor emlakçı da peki diyor.
Bakın 140 TL aidatı yılda bir kere ödemesi gereken aidatını bu krizi bahane ederek o aidatı ödemiyor. Düşünün siz 9-10 bin tane üyenin bunu bahane ederek ödememesi … İşte bu yüzden maddi sıkıntılara neden oluyor.
Yani ekonomik istikrarsızlığın bahane edilmesi bankaların yarattığı bahane bunlar biriktiği zaman hiç bir sıkıntısı yokken fabrika sahibi diyordu ücretsiz izin veriyorum diyor işçilerine. Burada krizi bizler tetikledik. Bu kriz dünyada başlayınca biz bu krizden dünya kadar etkilenmeyeceğiz dedim. Ama bizde herkes krizin arkasına saklanıyor.
İnşaat sektörü de konut üretirdi. İnşaat sektörünün ürettiği bu konutu vatandaş hemen alıyor. Ben hep zengine üreteyim. Zenginde ticaret yapmaya başladı. Alıyordu satıyordu. Bankanın vermediği faizi konuttan çok kazanıyordu.
Zincir emlakçılarının avantajı daha mı iyi durumda?
Her şeyden evvel zincir emlakçılar devamlı eğitim alıyorlar. Onun için de tercih ediyor. İçerde çalışanlara bakıyorsunuz hemen hemen çoğu üniversite mezunu. Güzel bir porföy sunuyorlar. Sizi mutlaka konut sahibi veya kiralık sahibi yapıyorlar. Kiralık sahibi mutlaka yapıyorlar. Ve sizin istediğiniz değere de yapıyorlar.
Zincirler oluştu mu?
Ben buna karşıydım ama gelişme kurduğunuz bir ülke de incelediğimizde mutlaka zincir kurma gereksinimi olduğunu gördüm. Ben bu zinciri kurdum.
Birde gelim en önemli konuya emlakçıların bu durumdan bahsettim siz bahsettiniz vatandaşın ve benim çok büyük sıkıtımız var. Ben bu odayı kurmak için 26 yıl mücadele ettim. Ama İstanbul ticaret odasında da meslek komiteleri var. Ben diyorum ki ey hükümet ne olur emlak komisyoncuları ve müşavirliğini hayata geçirelim. Herkese yalvardım ve en sonunda bir şeye karar verdik. Oturduk yönetim kuruluyla toplantı yaptık. Bizim engellerimiz milletvekilleri imiş!








del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yahoo
Yorumunuzu Ekleyin