Tuzla'nın da yıldızı parladı
Krizde ev sahibi olmak mantıklı mı? En değerli semtler nereleri? Yeni yerleşim bölgelerinin ilgi görmesinin sebebi ne? En merak edilen soruları İstanbul Emlak Odası Başkanı Sabri Ateş yanıtladı.
Konut kiralarında yüzde kaçlık geri çekilme var?
Yani kiralarda 1000 YTL ye evinizi kiraya vermişsiniz şuan 700 TL istemişsiniz evinizin yüzünü bakan yok. Onun için de yeni yerleşim bölgelerine gidişin Metrobüsün etkisi de oluyor. Ulaşımının da rahatlamasıyla vatandaş daha ucuz diye daha uzağa gidebiliyor ve artık vatandaşlarla depreme dayanıksız yerleri biliyor ve oraları terk ediyor.
Hangi semtlerde bu sebeplerden dolayı hareketlilik görüyorsunuz? Yani nerelerden nerelere kayış var?
Mesela Avcılardan tutun Beylikdüzü, Büyükçekmece, Küçükçekmece… Bu tarafta Kurtköy tarafı… Mesela Pendik’te yeni evler yapılıyor. Kartal, Sultanbeyliği, Maltepe’de yapılıyor... Yani vatandaş özellikle Anadolu ve Avrupa yakasında da olsa sağlam olmayan zeminin öldürmediğini, öldürenin binaların olduğunu yani depreme dayanıklı olduğunu öğrendi. Onun niçin de artık vatandaş depreme dayanıklı olduğunu biliyor. İstanbul eskiyeleşim bölgelerindeki binaların artık erozyona uğradığını biliyor. O için de dediğimiz gibi Çatalca dahil olmak üzere Silivri de çok değerli konutlar üretildi, çok değerli arasalar var. Silivri il olacağı veya havaalanı yapılacağı söylentileri hem konut hem de arsa fiyatlarının arttırdı.
Silivri gibi başka örnekler de var mı? Krize rağmen fiyatı artan ve talep gören yerler nereler?
Geçen sene Beylükdüzü’nün de 50-60 TL’ye de yer bulabiliyordunuz. Ama şimdi 100 bin liranın üstüne çıktığını görüyorsunuz. Nedeni; depreme dayanıklı olması, sosyal tesisleri olan konutlar üretilmesi ve yeni yerleşim bölgelerden biri olması… Bunun yanında Tuzla’nın da yıldızı parladı ve Ömerli civarı da çok büyük prim yapamaya başladı.
Kemerburgaz, Göktürk, Zekeriyaköy, Bahçeköy, Beykoz, Kurtköy dahil olmak üzere o güzergahta bulunan bölgeler deprem bölgesi olduğu için satılamıyor. Sağlam zemin önemli değil sağlam bina yapabiliyorsanız eğer satabiliyorsunuz.
Kaçılan semtler var mı?
Eski semtlerde ve etrafında düzensiz yapılaşmalar var. Örnek veriyorum; Bebek’te boğazda otururken etrafında gece kondular olduğunu görüyorsunuz. Bir taraftan diyorsunuz ki hem bunlar erozyona uğramış yaşlı binalar hem de ben niye gecekonduların içinde oturayım.
Küçükçekmece’de ilk defa depreme dayanıklı binalar üretildi. Yani gecekonduları tamamen temizlediler. Orda bir ilk başlattılar yani. Herkese daire verdiler. Tabi fazlada ürettiler. Fazla üreterek hem satış yaptılar hem de orda ki gecekondulara birer daire sahibi yaptılar. O bölgede yeniden yapılaşarak değer kazanmaya başladı. Yani “Kentsel dönüşüm projesi”ni soktular.
Kentsel dönüşümün hareket getirdiğini söyleyebilir miyiz?
Kentsel dönüşüm İstanbul’un her tarafında başlatılmadı. En büyük sıkıntı burada… Siz şimdi yüksek binaları yaparak kentsel dönüşümü başlatamazsınız. Kağıthane’nin bir kısmı hala gecekondu… Yani çok pahalı olan bölgelerde bile gecekondu var. Maltepe, Sarıyer ve Etiler’de bile var. Kentsel dönüşümü gecekondulaşmanın olduğu bunun gibi eski yerleşim bölgelerinde başlatmak lazım.
Kentsel dönüşüm deyince vatandaş diyor ki: Ya kardeşim benim 5 katlı binam var 5 katlı binada 10 dairede 10 kişi oturuyor. Bunlar zamanında 30 sene evvel emekli olunca devlet memuru daire alabiliyordu. O zaman alınan el değiştiren daireler… Şimdi bunlar özellikle Ihlamur Dere Caddesi üzeri Ortaköy Dere Boyu Caddesi ve vatandaş diyor ki mütait buraya yap o zaman mütaitte benim sizi bir yere taşımam lazım.
Nişantaşın’da bunu yapabildiler. KİPTAŞ’ın inşaatı iyi gidiyordu. Göztepe, Erenköy civarında sanıyorum?
Hayır. Burada ki 5 katlı binada 10 daire sahibi olduğunu düşünün müteahhit diyor ki ben sizin yerinizi alıyım. Diyelim burada 5 binayı kentsel dönüşüme sokacaksınız. Bu 5 bina 10 dönüme oturuyor. Hemen yeni plan çıkartılır. Bu on dönümü devlet diyecek ki tamam kardeşim ben sizi geçici olarak yaptığım evlerde barındırıyorum veya 5 binada oturanlara müteahhit diyecek ki ben sizin geçici olarak kiralarınızı ödeyeceğim. Bu 10 dönümü 5 dönüme indirecekler. Yani 5 binayı 5 dönüm içerisinde tek binada birleştirecekler. Yani 30 katlı bina yaptıracaklar. O zaman 10 dönümde 5 tane binada oturan her binada 10 kişi olsa 50 kişi tek binada toplanacak. En az 50 tane dairede mütaitte kalacak. Yani müteahhitte diyor ki 50 dairede bana kalacak. İşte kentsel dönüşüm bu. Ve ne oluyor siz her gökdelen altına her daire için de 2 tane de otopark yapıyorsunuz. Bu 10 dönümün içine siz 5 dönüme 100 dairelik binayı koydunuz. Ne oldu? Siz 5 dönümlük yeşillik alan yaratmış oldunuz.
İnsanları bir araya getirip böyle bir anlaşma yapmak zor değil mi?
En kolayı bu… Devlet elini sürmeden müteahhit onların kiralarını öder.
Peki Türkiye’de ki zorluğu nedir? Neden yapılamıyor?
Hiç bir zorluğu yok. Sadece işlerine gelmiyor.
Mülk sahiplerinin mi?
Mülk sahiplerinin değil birilerinin işine gelmiyor! Yani bunun mutlaka başlaması lazım yani… Buna depremden sonra başlamış olsaydık, İstanbul’un bu eksi yerleşim bölgeleri bize yetiyor olacaktı. Yani yeni ilçelere gerek kalmayacaktı. Bize eski İstanbul yetiyordu. Bunu yapamadılar yani. Yıllardır herkes vaad ediyor ama niye eski bölgelerde uğraşıyım diyorlar. Ben bunu İBB ve TOKİ başkanlarına anlattım. Fikrimi beğendiler ama olmadı.








del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yahoo
Yorumunuzu Ekleyin